. Ziyaretçi


Okunma Sayısı: 6983

Bu Sayıdaki Diğer Yazılar

Metni Yazdır

KÖPRÜ Dergisini web üzerinden www.kitapyurdu.com adresinden satın alabilirsiniz.

Kampanyamızdan yararlanarak dergimizin eski sayılarına uygun fiyata sahip olabilirsiniz tıklayın.


 KÖPRÜ / Yaz 98 
 İslamî Hizmet Metodları
 KÖPRÜ / Kış 2013 
 Risale-i Nurların Şerhi


Copyright © 2006
KÖPRÜ Dergisi
Her Hakkı Saklıdır

İsevilik: Hz. İsa İslamı
Kış 2006   [ 93. Sayı ]


"Hz. İsa'nın 114 Hadisi"

"114 Traditions of Jesus"

Sadık YALSIZUÇANLAR

Ahmet Yüksel Özemre'nin irfani çabaları sürüyor. Hoca bu kez, okurları ilk anda şaşırtan ve bu şaşkınlığın hızıyla içine daha süratli dalınan ilginç bir kitapla bizi selamladı: Hz. İsa'nın 114 Hadisi.

Kitabın altbaşlığı, 'Mücahid Toma'nın Kitabı' adını taşıyor.

Özemre'nin kitabı, geleneksel okuru ilk bakışta yanıltan türden. Örneğin sıradan bir okur, İsa'nın sözlerine 'hadis' denip denmeyeceği konusunda bile ikircikli bir durum yaşayabiliyor. Oysa Guenonyen anlamda gelenek (tradition) kavramının Türkiye'de tarihi o kadar yeni değil. Geleneğe ilişkin tartışmalar bugünden geriye dönüp bakıldığında ciddi bir birikim oluşturmuş durumda. Buna karşın, daha çok yüzeysel dini kültürün soluduğu popülist yayıncılık olumsuz meyvesini de vermiş görünüyor. Aynı kaynaktan haber taşıyan Elçi'lerin bile dini milliyetçilik duyarlığıyla olumsuzlanması, bu alanda ciddi bir bilinç kaymasının yaşanmakta olduğunu gösteriyor.

Özemre'nin özellikle İzutsu çevirileri ve geleneksel irfana ilişkin zihinsel çabaları ve ürünleri ehlince bilinir. İzutsu gibi uluslararası bilim çevrelerince yetkinliği sınanmış ve kabul görmüş bir araştırmacının çetin ceviz kitaplarını ustaca dilimize kazandırmış ve notlandırmıştı. Özellikle Mağribli arif İbn Arabi'ye ilişkin kitap, okurlarca ilgiyle karşılanmıştı. Aslında bu ilgi gün geçtikçe de artıyor. Sufizme dünyada aşırı bir ilgi var ve bunun Hz. Mevlana'dan sonra çekim merkezini İbn Arabi oluşturuyor.

Özemre'nin kitabı, Guenonyen anlamda geleneksel kültüre ilişkin belirli bir birikim ve bilince sahip okurlarca sanırım sevinçle karşılandı. İsa ve İncil çevresinde oluşmuş olan birikime de ciddi bir katkı niteliğinde bu çalışma. Çünkü yeni bir İncil'den hareketle ve sahih, sağlıklı bir kaynaktan geliyor izlenimi verecek biçimde kotarılmış.

Kitap on bir bölümden oluşuyor. Özemre, önsözden sonra, İncillerin tarihine doğru bir yolculuk yaptırıyor okuru. Ardından gnostik doktrinlerin tarihine doğru uzanıyor. Nag Hammadi'de ortaya çıkarılan gnostik kitapları, nihayet kitaba konu olan Toma versiyonuna giriş izliyor. Metnin çevirisinin yer aldığı beşinci bölümden sonra Özemre, kitabın içeriği hakkındaki gözlem ve belirlemelerini aktarıyor. İzutsu'nun kitabını çağrıştıran bir bölüm karşılıyor bizi sonra: 'Toma'ya göre İncil'deki anahtar kavramlar.' Bu sanırım şunun için önemli, bir metnin eşiğinden geçebilmek için kavramlara, özellikle de anahtar kavramlara ihtiyacımız var. Daha doğrusu bu kavramların anlam dünyasının bilinmesi, tanınması gerekiyor. Bu, kuşkusuz metni doğru yorumlamanın ilk adımını oluşturuyor. Zaten Hoca, kavramların dökümünü ve çözümlemesini yaptıktan sonra yoruma geçiyor. Kitabın belki de (çeviri metinden sonraki) en kritik bölümü geliyor: Hz. İsa'nın irfani öğretisi.

Özemre kitabın hemen her bölümünde, irfani bakış açısının belirlediği bir kulvarda yürüyor. Bunu her fırsatta da vurguluyor ve açıkça söylüyor. Zaten irfan denilen şey, bir öğretinin Batıni (içsel) boyutunu oluşturur. Hakikat'in dışsal boyutuna nüfuz etmeksizin içine, irfani yönüne sızmak imkansızdır ama için araştırılmasıdır aslolan. Yoksa özellikle dini öğreti dışsal formlardan, kural ve tanımlardan ibaret kalır. Türkiye'de biz bu sorunun sıcak biçimde yaşandığına tanık oluyoruz. Dinin özellikle çeşitli iletişim ortamlarında, hatta magazinleştirilerek tartışılması, böylesi bir sorunun sonucudur. Kitabın son bölümü 'Mücahid Toma'nın kitabı' başlığını taşıyor.

Özemre'nin kitabı yazma süreci, 1967 yılında Sorbonne Üniversitesi'ne yüksek düzeyde ders izlemek üzere gidişine değin uzanıyor. Esas itibariyle pozitif bilimlerde çalışmak üzere gittiği Sorbonne'da, Hoca, Didimus Yahuda Toma tarafından yazıya geçirildiği söylenen 114 hadisten oluşan bu İncil'e ilişkin dersler veren Prof. Henri-Charles Puech'in College de France'deki seminerlerine katılıyor. Orada tuttuğu notlar ve İncil'in irfani boyutuna ilişkin izlenim ve bilgilerini bugüne saklıyor. Ve önümüze böylesi önemli bir çalışmayla çıkıyor.

Bu gnostik İncil, 1945 yılında Yukarı Mısır bölgesinde bulunmuş. Kıptice ve apokrif olan bu metin, bilim dünyasının meraklarını haklı olarak üzerine fazlasıyla çekmiş. Toma, bilindiği üzre İsa'nın sadık havarilerinden. Metin, kilisenin kabul ettiği dört kanonik İncil'den hayli farklı. İsa, buradaki hadislerinde zahiri ve şer'i değil daha irfani bir öğretiyi ders veriyor. Melekut aleminden söz ediyor örneğin. Duyularımızla asla bilemeyeceğimiz ve anlayamayacağımız bir alemden söz ediyor ve o dünyanın gizlerini aktarıyor. Bu sırların sonsuz olduğunu belirterek, İsa'nın, bu alemle aramızda ne türden engeller olduğuna ilişkin bilgilerine bakalım: Benlik bilgisinin olmayışı. Benliğe tutsak olma. Dünyaya karşı (sufi literatüründe gayr, masiva, varolan) oruçlu olmamak. Karşıtlıkları birleştirmekten ve okumaktan aciz olma. Kadere tümüyle teslim olamamak. Yine kavramsal ifadesiyle tevekkül'ün eksik oluşu. Ve öğretinin şer'i sınırlarından uzaklaşma. Tüm bunlar, insanın irfani olanla ilişkisini koparan şeyler. İsa'nın dersleri ve öğütleri bu ilkelerde yoğunlaşıyor. Toma'nın aktardığı 114 hadiste (Kur'an'daki 114 sureyi çağrıştırıyor) İsa, Ruhsal gezisine dayalı olarak Yaratıcı'yla ilişkisini de anlatıyor.

Özemre'nin çevirip yorumladığı metinde yer alan birkaç hadise bakalım: 'İsa dedi ki: Kardeşinin gözündeki çöpü görürsün de kendi gözündeki merteği görmezsin. Ne zaman kendi gözündeki merteği ortadan kaldırırsan işte o zaman kardeşinin gözündeki çöpü kaldırabilmek üzere oldukça iyi bir görüşe kavuşacaksın.' (Bu türden birçok Kur'an ayetine ve onlarca hadise rastlamak mümkündür.) 'İsa dedi ki: Eğer dünyaya karşı oruçlu değilseniz, Melekut'u bulamayacaksınız.' (Öte bilgisine ulaşabilmek için, beriyi bilmek, içi tanımak için ilkin dışa nüfuz etmek zorunludur. Bu anlamda da birçok ayet ve hadis bulmak mümkündür.) 'İsa dedi ki: 'Arayan, buluncaya kadar, aramaktan vazgeçmesin. Ve o bulduğu zaman şaşıracak, şaşırdığı zaman hayrete düşecek ve her şeye hakim olacaktır.' (Bunun başka bir versiyonu: 'aramakla bulunmaz ama bulanlar ancak arayanlardır'). İsa dedi ki: 'Kapının önünde bekleşen ne kadar çok kişi vardır ama gerdeğe girecek olanlar (yalnızca) münzeviler olacaktır.' (Bu ilke, tüm göksel öğretilerin Batıni yorumlarında karşımıza çıkar.)

Örnekleri çoğaltabiliriz. Toma'nın Kitabındaki 114 İsa hadisi gerçekten de, diğer İncil'lerden farklı olarak daha gnostiktir ve öğretinin içsel boyutlarını ifade etmektedir. Sufi Kitab'ın, Özemre Kitaplığı dizisinin ilki olan bu ilginç çeviri ve araştırması, konuyla ilgilenenler için vazgeçilmez bir başvuru kitabı niteliğinde.

Öz

Bu yazıda Ahmet Yüksel Özemre'nin "Hazret-i İsa'nın 114 Hadisi" adlı eseri tanıtılmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Hazret-i İsa'nın 114 Hadisi, İsa, İncil, hadis, gnostik

Abstract

In this text, the work "Hazret-i İsa'nın 114 Hadisi" by Ahmet Yüksel Özemre is reviewed.

Key Words: 114 Traditions of Jesus, Jesus, Bible, traditions, Gnostic

Yukarı