. Ziyaretçi


Okunma Sayısı: 5007

Bu Sayıdaki Diğer Yazılar

Metni Yazdır

KÖPRÜ Dergisini web üzerinden www.kitapyurdu.com adresinden satın alabilirsiniz.

Kampanyamızdan yararlanarak dergimizin eski sayılarına uygun fiyata sahip olabilirsiniz tıklayın.


 KÖPRÜ / Güz 95 
 Milliyetçilik
 KÖPRÜ / Güz 2010 
 Üçüncü Said


Copyright © 2006
KÖPRÜ Dergisi
Her Hakkı Saklıdır

Bediüzzaman Özel Sayısı
Bahar 2000   [ 70. Sayı ]


Bediüzzaman Özel Sayısı

Editör

Dergimizin bu sayısını vefatının 40. yıldönümü münasebetiyle “Bediüzzaman Özel Sayısı” olarak belirlemiş bulunmaktayız.

Said Nursi (1878-1960) Türkiye’de ve dünyada fikir akımlarının en etkili bir biçimde kendini hissettirdiği, ideolojilerin kendi sistemlerini kurmak için en sert biçimde çarpıştığı, insanların katmanlara ayrılarak çatıştığı, dünyanın nüfus ve coğrafya olarak ikiye bölünerek savaştığı fırtınalı bir dönemde yaşamıştır. İnsanlığın uğradığı felaketler ve medeni, ahlaki, fikri, siyasi, sosyo-iktisadi değişiklikler açısından en uzun yüzyılı olan bu döneme fikir ve aksiyonuyla damgasını vurmuştur. İnsanlığın geçirdiği devrelerin tümünün birden hızla bir arada yaşandığı bu sancılı dönem onun için adeta bir laboratuvar olmuş ve Yirmi birinci yüzyıl insanının saadetini sağlayacak reçeteyi “Kur’an’ın Eczahanesi”nde hazırlayarak sunmuştur.

Bediüzzaman’ın hayat dönemi tam bir geçiş dönemidir: Türkiye’de; Osmanlıdan Türkiye Cumhuriyetine, İmparatorluktan ulus-devlete, monarşiden anayasal sisteme, istibdattan hürriyete, kapalı-otoriter devlet anlayışından demokratik parlamenter rejime, kapalı ekonomiden serbest piyasa ekonomisine, gelenekten modernliğe geçiş çabaları yaşanmıştır. İslam Dünyası ise birlik ve bütünlüğünü kaybederek Batı Medeniyetinin maddi ve manevi istibdadı altına girdikten sonra, kısmen bağımsız ülkeler halinde nisbi hürriyetini kazanmaya başlamış ve önceki uzun dönemde adeta durağanlaşan İslam Medeniyeti, Bediüzzaman’ın Risale-i Nur Külliyatı ile özgün bir esere kavuşarak yeniden canlanmanın ilk hayati işaretini vermiştir. Dünyada ise; otoriter yapıya karşı hürriyetçi fikirler, işçi hareketleri, sendikal faaliyetler, uluslararası siyasi-ekonomik organizasyonlar, çokuluslu ticaret, hızlı teknolojik gelişmeler, haberleşme ve bilgilenme imkanları ile dünyanın bir köy kadar küçülmesi, temel insan haklarına ve çevreye dair gelişmeler ve iki dünya savaşı bu süreye sığabilmiştir.

Bu geçiş döneminde İslam düşüncesini yeniden yorumlayan Said Nursi, “Eski hal muhal, ya yeni hal; ya da izmihlâl.” Diyerek, yeni dönemlerin temel insani problemlerine Kur’anî yorumlar getirmiştir. Modern dönemlerin yaygın maddeci, tabiatçı ve esbabperest ideolojisi haline gelen Pozitivizm ve bundan kaynaklanan inkâri fikirlere karşı ikna edici argümanlar sunmuştur. Risale-i Nur’a muhatap olanlar, “iman-ı tahkiki” kazanarak, zamanın hakim cereyanlarına karşı kendilerini koruyabilmişlerdir.

Said Nursi’nin yeni yorumları, siyasi görüşleri, geliştirdiği hareketin sosyolojik özellikleri, her ne kadar bir çok araştırmaya konu olmuşsa da yeterince anlaşılabilmiş değildir. Bu yolda katkıda bulunmayı amaçlayarak hazırladığımız “Özel Sayı” ile, yeni açılımlara kapı araladığımızı ümit ediyoruz.

Bu Özel Sayı’da yer verdiğimiz Bediüzzaman Said Nursi ve Eseri hakkındaki makalelerde; Bünyamin Duran; Bediüzzaman ve Kamusallığı, İslam Yaşar; Bediüzzaman’ın kullandığı Türkçe’yi, Ümit Alparslan; Bediüzzaman’ın Medeniyet’e dair yaklaşımlarını, Nuri Çakır; Bediüzzaman’ın mahkemelerde yaptığı Müdafaaları, Murat Ergin; Bediüzzaman’ın Felsefeye Bakışını inceledi. Sena i Demirci; Risale-i Nur’a ait metin tahlil yöntemlerine örnekler sundu. Durmuş Hocaoğlu ise, Descartes ve Said Nursi’nin Tabiat kavramına yaklaşımlarını kıyasladı. Farklı zamanlarda yaşamış, farklı düşünce kodlarına sahip iki düşünürün benzer ve farklı yönlerinin ortaya çıkarılması, düşünce tarihinin daha iyi anlaşılmasına neden olacağı muhakkaktır.

Hakan Yalman’ın Bediüzzaman’ın Tevhide ve Yaradılışa yaptığı vurguyu Quantum Fiziği çerçevesinde değerlendiren yazısı, bu alandaki çalışmaları Risale-i Nur perspektifiyle sorguluyor. Bu yazının Hocaoğlu’nun yazısı ile beraber okunması, konu hakkında zengin bir fikir ziyafeti vereceği kanaatindeyiz. Ömer Faruk Uysal, hukuk felsefesi açısından Said Nursi ve Gurvitch arasındaki benzerliklere dikkat çekerken; Ahkam ayetlerine dair yapılan tartışmalara yeni ufuklar açıyor.

Bu sayının Bediüzzaman Özel Sayısı olması itibariyle, Risale-i Nur Enstitüsü’nde hazırlanan Risale-i Nur’un te’lif kronolojisi, bibliyografya ve çeşitli belgelerden oluşan dokümanlara da yer verdik. Bu çalışmaların araştırmacılar için önemli bir referans oluşturacağını umuyoruz.

Sizleri Bediüzzaman Özel Sayısı ile baş başa bırakırken, dosya konusu “Estetik” olan Yaz/2000 sayısında yeniden buluşmayı diliyoruz.

Yukarı