. Ziyaretçi


Okunma Sayısı: 7363

Bu Sayıdaki Diğer Yazılar

Metni Yazdır

KÖPRÜ Dergisini web üzerinden www.kitapyurdu.com adresinden satın alabilirsiniz.

Kampanyamızdan yararlanarak dergimizin eski sayılarına uygun fiyata sahip olabilirsiniz tıklayın.


 KÖPRÜ / Güz 2006 
 İnsan Hakları
 KÖPRÜ / Yaz 2002 
 Seslerin Estetiği: Müzik


Copyright © 2006
KÖPRÜ Dergisi
Her Hakkı Saklıdır

İnsanlığın En Uzun Yüzyılı
Kış 2000   [ 69. Sayı ]


Kapağı Altında Ezilen Bir Kitaba Dair Notlar

Suavi Akyay

Hulki Cevizoğlu,
Nurculuk, Dünü Bugünü,
Beyaz Yayınları, İstanbul, 1999.
575 Sayfa.

Yeni bir kitap alırken dikkat edeceğimiz noktalar, kitabın yazarı hakkındaki bilgimiz, kitabın başlığı, arka kapaktaki tanıtım yazısı, içindekiler bölümü, okuyabilirsek önsöz ve nihayet göz gezdirebilirsek kitaptan birkaç pasajdır. Ama etkileyici bir kitap isminin gücü çok önemlidir. Yeni bir kitap piyasaya sürülürken çekici bir adla sunulması satış rakamları açısından dikkate alınır ve mümkün olduğunca etkileyici ve cazip bir başlık seçilmesine çalışılır. İsminden dolayı bir kitaba şans verenlerimiz çok olmuştur. Aldığımız bu kitaplardan bazıları, isimlerinden hareketle kendilerinden beklediğimiz iyi bir içeriğe sahiptirler ve isimlerinin kendilerine yükledikleri ağırlığın altından kalkabilirler. Bazıları ise bu ağırlığın altında ezilmekle beraber içerik olarak da isimle bir kopukluk içindedirler ve isimden hareketle kitaptan bekleneni elde etmeniz mümkün olmaz. Bu tür kitaplar kapaklarının ağırlığı altında ezilen kitaplardır.

***

Son zamanlarda popüler olan ‘Nurculuk’ isimli kitap da kapağının ağırlığı altında ezilen kitaplardan. Kitap, alt başlığıyla beraber, “Nurculuk, Dünü Bugünü” adını taşıyor. Yayınlandığı andan itibaren bir çok yayın organın da reklamları da çıkan kitap 575 sayfalık hacme sahip. Kitabın içeriği Hulki Cevizoğlu’nun Ceviz Kabuğu isimli televizyon programında yaptığı tartışmaları içeriyor. Sayın Cevizoğlu’nun, benzer şekilde yayınladığı bir çok kitabı mevcut. Kitap, bir zamanlar Fethullah Gülen cemaatine mensup olan ve daha sonra ayrılan iki öğrencinin açıklamaları ve bu öğrencilere destek veren kuruluşların Fethullah Gülen Cemaatinindeki yapılanma ve öğrencilerin eğitimi üzerine yaptıkları tartışmalarla başlamakta. Tartışmada karşıt fikirlerin bir arada bulunmasına özen gösterilmiş. Kitapta, canlı telefon bağlantılarının deşifresine de yer ve-rilmiş. Bu tartışmaların ardından Aczimendilik konusunda 12 Haziran 1995 tarihinde Müslüm Gündüz ile yapılan canlı yayının deşifresi yer almış. Kitabın son bölümüne ise Fethullah Gülen’in kitaplarından alıntılar eklenmiş.

Kitabı elinize alıp kapağa bir göz attığınızda, kitabın içeriğinin Nurculuk hareketinin dünü ve bugününü etraflıca incelediği kaanatine varıyorsunuz. Kitap, kapağında yer alan ‘Said Nursi’den Müslüm Gündüz ve Fethullah Gülen’e Nurcuların düşünceleri, Eylemleri, Hedefleri....’ cümlesi ile içeriğinin Nurculuk olduğunu pekiştirmekte. Oysa ki sayfaları çevirdiğinizde tam bir hayal kırıklığına uğramaktasınız. Çünkü; Nurculuğun esas mimarı Said Nursi ile ilgili olarak kitapta yer alan bilgiler, ikinci dereceden tali bilgiler. Said Nursi’nin düşüncelerini öğrenmek, eylemlerini incelemek, hedef-lerini anlamak istediğinizde kapaktaki cümlenin aksine bunlara dair bir bilgiye ulaşmak mümkün değil. Nur hareketinin en önemli kaynağı olan Risale-i Nurlar hakkında ise fikir sahibi olacağımız en ufak bir bilgi kırıntısı dahi mevcut değil. Yalnızca Müslüm Gündüz’ün kendi amaçları doğrultusunda kullandığı kırpılmış birkaç alıntı cümle parçasından başka bir bilgiye rastlamak mümkün değil. 6000 sayfanın üzerinde olan ve Türkiye toplumunun büyük bir çoğunluğunu etkileyen kitaplar hakkında bu bilginin yetersiz kalacağı açıktır. Nurculuğun dününe dair bilgi taşıdığı iddiası tamamen içerikten yoksun kalmaktadır ve kitap nur hareketinin dününe dair bir şey söylememektedir.

Kitap incelendiğinde dikkati çeken ilk nokta, kitabın son yılların en popüler ismi olan Fethullah Gülen ve onun cemaati hakkında ki eleştiriler ve bu eleştirilere ve-rilen cevapların ağırlıkta olması.

Oysa ki kapaktaki ifadelere uygun bir içerik ancak Said Nursi ve Risale-i Nur’dan ve hatta Fethullah Gülen ve Müslüm Gündüz’lerin yerine (veya yanına) diğer Nurcu grupların görüşlerine, fikirlerine, hareketlerine de yer verilmesi ile başlığa uygun bir içerik sağlanmış olurdu. Ancak işin usulüne göre başlık seçilecek ise o zamanda Nurculukla ilgili bir başlık değil Fethullah Gülen cemaatine vurgu yapan bir başlık tercih edilmeliydi. Çünkü, Fethullah Gülen Cemaatinin Nurculuğu temsil ettiği gibi yanlış bir kanaatın oluşmasına sebep olunmaktadır. Oysa ki, Sayın Fethullah Gülen ve cemaatinin Nur hareketinin bir parçası olup olmadıkları tartışmalıdır. Sayın Fethullah Gülen de kendi ifadelerinde Nurcu olmadığını zımni (veya sarih) olarak ifade etmiştir. Ayrıca Fethullah Gülen hareketi üzerine yazılan yazılarda da Fethullah Gülen hareketinin bir Neo-Nurcu hareket olduğu ileri sürülmüştür ve kendine özgü bir yapılanma içine girmiştir. Kaldı ki, Fethullah Gülen hareketinin Nur hareketinin bir parçası olduğu kabul edilse bile Nur hareketinin bir çok kolu hakkında hiçbir bilgi içermeyen bir kitabın başlığının ‘Nurculuk’ diye seçilmesi yine yanlış olacaktır. Çünkü, Nurculuğun bugününü yalnızca Fethullah Gülen ve Müslüm Gündüz hareketleri ile sınırlamak yakın tarihimizin bu en önemli inanç hareketine haksızlık olacaktır. Kısacası, Nurculuğun dününe dair bir şeyler söylemeyen kitap, bu günü hakkında da pek bir şey söylememektedir.

Kitabın içeriğine uygun olarak başlık seçmek gerekse idi; “Fethullahçılık, Dünü Bugünü” veya benzer bir isim mukteza-i hale daha uygun düşer ve daha beliğ olurdu. Kaldı ki bu kitapta Fethullah Gülen hareketinin de bütün yönleriyle incelendiği söylenemez. Bu cemaatin yalnız spekülatif yanları müphem bir şekilde yer almakta ve kitaptan Fethullah Gülen Cemaatine dair sağlam bilgiler edinmeniz mümkün olmamaktadır. Çünkü Nurculuk diye ifade etmek Fethullah Gülen cemaatinin jargonuna da ters düşmektedir. Şöyle ki, cemaatin söylemin de Nur kelimesi yerine ‘ışık’ kelimesi daha fazla yer tutmaktadır.

Bütün bunları yazmaktan amacımız, yazarın kitabına isim koymakta ki özgürlüğünü kısıtlamak veya kitabına istediği ismi koyma hakkına müdahale etmek değildir. Ancak, Nurculuk gibi yakın tarihin en önemli fikir ve inanç hareketi olan ve milyonlarca benimseyeni bulunan bir hareketin böyle bir başlık ve içerik uyum-suzluğuna kurban verilmesine gönlümüzün razı olmayışıdır.

Hulki Cevizoğlu gibi usta bir programcının niye böyle bir isim-içerik uyumsuz-luğuna düştüğünün veya niçin böyle bir çelişkiye izin verdiği sorusunun cevabı, ancak satış rakamlarıyla açıklanabilir.

Netice olarak, ismi “Nurculuk, Dünü Bugünü” olan, kapağında ‘Said Nursi’den Müslüm Gündüz’e ve Fethullah Gülen’e Nurcuların Düşünceleri, Eylemleri, Hedefleri...’ cümlesi yer alan bu kitapta, Nurculuk yok.

Yukarı